Viyana’nın İlham Veren Kahve Dükkanları

Viyana, sanatçılar ve aydınlar için her zaman verimli bir toprak olmuş ve kentin büyüleyici kahvehanelerinde ilk olarak yaratıcılık ve büyük fikirler ortaya çıkmış. Bu yerler hakkında onları yaratıcılık için elverişli kılan özel bir şey var. Geçmişin büyük yaratıcılarının kahvelerini yudumladığını, purolarını içtiklerini, satranç oynadıklarını ve muhtemelen büyük fikirlerini ve başyapıtlarını nasıl keşfettiklerini hiç merak ettiniz mi? Viyana’yı ziyaret etmek , tüm zamanların en iyi sanatçılarından, müzisyenlerinden ve düşünürlerinden bazılarının adımlarına yürümek demek . Geniş bulvarları ve şehir merkezi ile ünlü Viyana’nın bir öğlen vakti Arnavut kaldırımlı sokaklarında dolanıp dururken Johann Strauss’un , o meşhur Mavi Tuna valsi esinlenir kulaklarınızda. Viyana kafeleri uzun zamandan beri yaratıcılar ve aydınlar için bir kurum olmuş adeta. Eşsiz çekiciliğine katkıda bulunan bazı unsurlar var ,maun manto standları, gazete sahipleri, loş aydınlatma, yelekli garsonları ve duvar saatleri. Bu kafelerin çoğu, Viyana’nın en büyük düşünür ve sanatçılarına yani Egon Schiele, psikanalizin vaftiz babası Sigmund Freud ve dışavurumcu besteci Arnold Schoenberg gibi insanların adeta evi olmuş . Viyana’nın harika yaratıcılarına ve geçmişin düşünürlerine ilham veren eski kahve evlerinin bir listesini hazırladık. Sadece fikirler, sıcak tartışmalar, dünyayı değiştirme planları için ilham verici bir yer arıyorsanız Viyana’nın bu kahve dükkanları size de ilham verebilir. 

Café Frauenhuber 

Café Frauenhuber

Viyana’daki en eski kahvehanesi olarak bilinen Café Frauenhuber şehrin en ünlü kafelerinden biri. Ziyaretçilerine Viyana’nın o eski atmosferini adeta yaşatmaya devam ediyor.  Kırmızı kadife bir koltuk çekin ve aynı kafede hem Beethoven hem de Mozart’ın efsanevi müzikleriyle etkilenin. 

Kleines Café
Kleines Café

Adlarından da anlaşılacağı gibi, küçük ama bu tam anlamıyla dışarıda oturmak için harika bir kafe. Bu Wiener Kaffeehaus, Viyana’nın en güzel şehir merkezi meydanı Franziskanerplatz’da, Stephansdom’a sadece 5 dakikalık yürüme mesafesinde yer alan Kleines Café, Viyana’nın bohem geçmişini andırıyor. Arnavut kaldırımlı taştan bir meydan, antik bir kilise, eski bir çeşme ve birkaç geleneksel dükkan ve restorandan oluşan neredeyse Akdeniz atmosferini yaşatıyor. Kleines Café, Avusturya ekmeği ekmeğini farklı ekmek çeşitleri ve soslarla denemek için de iyi bir yer. 

  • Franziskanerplatz 3 -1010

Café Mozart 

café mozart wien

Cafe Mozart Biedermeier döneminde, sanatçılar için popüler bir buluşma yeri haline gelmiş kafelerden. Albertina’nın tam karşısında ve İmparatorluk Sarayı’ndaki müzelere ve opera binasına yakın bir konumda yer alıyor. Viyana’nın kültürünü kahve ile buluşturan en iyi mekanlardan. Schmancy kahvesinin Café Mozart’ın ilk Viyana Schanigarten’ın doğum yeri olduğunu biliyor muydunuz? 18. ve 19. Yüzyıl Viyana’sındaki bu kafe, opera ziyaretçileri için popüler bir yer olmuş ayrıca gazeteciler, edebiyatçılar, sanatçılar ,şarkıcılar ve filarmonik orkestra üyeleri için bir buluşma noktasıymış. 2. Dünya Savaşı sırasında kafe çok büyük zarar görmüş ve bu yıllar boyuna sürmüş. 19.yüzyıl bu kafe için çok parlak geçmemiş, fakat bu yıllarda kafe ismini yani  Café Mozart’ olarak almış.

Café Central 

Café Central

Bundan tam 140 yıl önce yani 1876 yılında kurulmuş Café Central. Fransız yazar Kafka’nıın, Sigmund Freud’un oturup kahve içtiği, Lenin’in devrim öncesi fikirlerini oluşturduğu tarihi bir mekân aynı zamanda. Adından da anlaşıldığı gibi Viyana’nın şehir merkezinin tam göbeğinde yer alıyor Cafe Central. Alışveriş sokakları “Graben” ve “Kärntner Strass” a da çok yakın. Viyana’ya ilk defa yolunuz düşerse mutlaka uğramanız gereken bir yer Cafe Central. Kapısında uzun kuyruklar oluşan ve seçkin bir müşteri kitlesine sahip olan kafe, klasik müzik dinletileri ile ziyaretçilerini ağırlıyor. Kafe olarak anılsa da yemekleriyle de öne çıkan bu kafe-restoran, iç mimarisiyle de dikkat çekiyor. Kapıdan içeri adımınızı attığınızda Viyana’nın yüksek kültür özelliklerinden oluşan bir atmosfer karşınızda beliriyor. Bugün kahve ile sütün karışımı olan ve “Melange” olarak bilinen kahve türünü Cafe Central’a giderseniz mutlaka deneyin. Ayrıca, Türk kahvesi de menüleri arasında bulunuyor. Capuccino fincanında 1 shot espresso kahve, üzerine sıcak süt ve sprey krema ile yapılan “Franziskaner” in de tadına doyamayacaksınız.

Café Hawelka

Café Hawelka

Viyana’nın 1. Bölgesinde Dorotheergasse 6 adresinde bulunan sanatçı kahvehanesi Cafe Hawelka 1939 yılında Leopold Hawelka tarafından açılmış. Hawelka bundan önce 1936’dan beri Bäckerstraße’de bulunan Cafe Alt Wien’i işletiyordu. Sanatçı kahvehanesi olarak da bilinen Hawelka, bir aile işletmesi olma özelliğini koruyor. Viyana’nın kalbinde yer alan bu geleneksel Viyana kafesi, yalnızca meşhur Buchteln’i ile değil, aynı zamanda yıllar boyunca ağırladığı ünlü insanlarla meşhur olmuş. 60’lı yıllarda sanatçıların en çok ziyaret ettiği kafelerden biri olmuş. Oskar Werner, Ernst Fuchs, Heimito von Doderer ,Friedensreich Hundertwasser gibi insanlar gelmiş ve burası ikinci evleri olmuş. Avusturyalı müzisyen Georg Danzer, Hawelka’da dolaşan çıplak bir adam hakkında şarkı söylediği “Jö schau” adlı şarkısında kafeyi ölümsüzleştirmiş.

 Café Sperl 

Café Sperl

Café Sperl, gerçek bir Viyana kahvehanesi cazibesiyle dolu. Viyana’nın en eski kafelerinden biri olan Cafe Sperl, pek çok entelektüel, yazarı konuk etti. Klasik iç mekanı ve genel itibarı nedeniyle bir dizi film projesinde ev sahipliği yaptı. 1880’de kurulan Cafe Sperl, zamanın en iyi mimarları tarafından tasarlandı ve yıllar içinde genel ruhunu ve karakterini korumaya devam ediyor.  Pazar günleri, canlı piyano performansları sizi Jugendstil (art nouveau) ‘nın görkemli günlerine götürüyor.

  • Gumpendorfer Strasse 11 –1060 

 Cafe Museum

Cafe Museum

1899’da kurulan Café Museum ( Kafe Müzesi ) Viyana’nın en kült kafelerinden birisi haline gelen mekanlarından. Avusturya’nın en büyük çağdaş sanatçılarının buluşma noktası olan Kafe Müzesi turistlerinde cazibe merkezi haline gelmiş. Zamanında Gustav Klimt, Peter Altenberg ve Adolf Loos gibi sanatçılar Café Museum’ın müşterileri arasındaymış. Opera binasına,konser salonlarına ,Viyana müzesine ve Naschmarkt’ın yakınlığı sayesinde insanları kültür hayatının bir parçası yaparak kendine çekmeyi başarmış mekanlardan biri. Stil sahibi bir kahve dükkanlarının başında gelen Café Museum 1930’ların orjinal tasarımını yeniden düzenlediği için popülerliğini arttırmış. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir