Venedik’te Bienal Mevsimi

 Kuzeydoğu İtalya’da birbirinden kanallarla ayrılmış ve köprülerle bağlanmış 118 adanın üzerine kurulmuş en romantik şehirlerden birisi Venedik. Doğal güzelliği, mimarisi ve sanat eserleri ile dünyaca ün yapmış aynı zamanda dünya mirasları listesinde girerek ne dendi essiz bir şehir olduğunda kanıtlamış. Venedikliler 500 yılı aşkın bir süredir karnaval tutkularıyla tanınıyorlar. Her yıl şubat ayında, tarihi sokakları dolduran maskeli insanlarla şehir devasa bir sahneye dönüşüyor. Adriyatik denizi kıyılarında bulunan, dünyanın en romantik şehirlerinden biri olarak kabul edilen Venedik, 118 adacık üzerine kazıklarlar la kurulmuş, 400’ün üzerinde köprü ve köprücüceleri birbirine bağlanmış, sabahları gondolların kanallarında güzel bir trafik oluşturduğu meşhur Kazanova’nın evini yakından görebileceğiniz, gondola sevdiğinizle akordeon eşliğinde şampanya yudumlayabileceğiniz, belki de tiramisu tatlısının İtalya’da ki en güzelini yiyebileceğiniz bir şehir. 

Venedik  kurulduğunda, dünyanın en iyi camları bu küçük kasabada üretiliyormuş. Ne var ki fırınlarda sıkça çıkan yangınlar nedeniyle kasabadaki cam atölyenin  Venedik’e bağlı Murano Adası’nda taşınması ile bu cam Murano camı olarak bilinmeye başlamış.  Venedik’in merkezi olarak bilinen San Marco Meydanı’na vardığınızda , Ponte dei Sospiri yani İç Çekme Köprüsü görenleri adeta büyülüyor. Sağında hapishane ,solunda ise Dükler Sarayı bulunur.  Gondollar veba salgını sırasında hastaları Santa Maria della Salute’ye, yani Meryem Ana Sağlık Kilisesi’ne taşımak amacıyla icat edilmiş. Siyah gondollar yas tutmayı temsil ediyormuş. Gondolun başlığındaki demir simde ise bir dük başlığı şeklinde yapılmış.
Doğası, mimarisi, tarihi sanatçıları ve tabiyi ki sanatı efsane bir kent olma özelliğini taşımaya devam ediyor. Ünlü San Marco Meydanı, sanat müzeleri size sanatın eşsiz değerlerini sunuyor adeta. Ortaçağ’ın en ünlü sanatçıları Titian ( 1488-1579), Tintorette ( 1518-94) , Canaletto ( 1697-1768 )tarafından yapılan eserler şehir’e  en fazla iz bırakmış eserlerdir. Özellikle Giovanni Battista Tiepolo bilinen diğer adıyla ( Giambattista Tiepolo 1696-1770) ünlü Venedikli ressam ve baskı ustasıydı.Venedikli fresk ressamlarının son büyük ustası olarak gösteriliyor. Birçok eser bırakmış ve sadece İtalya’da değil Almanya ve İspanya’da da çalışmış. A Vision of the Trinity, An Allengory with Venus and Time,Four Decorative Scenes , Four Saints bazı eserleridir.
 
Venedik’i görmediyseniz, bu yaz görmek için birçok sebebiniz var diye düşünüyorum. Venedik’e gitmenin tam zamanı diyebilirim. Dünyanın en gösterişli, en görülesi şehirlerinden birisi Venedik 1985 yılından bu yana her tekli yılda düzenlenen Venedik Bienal’iyle sanatçı ve sanatseverlerin akınına uğrayan, sanatın kalbinin attığı bir şehre dönüşüyor adeta. Yüz yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Venedik Bienali, dünyanın en seçkin kültürel kurumlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu sene 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında yolunuz bu romantik İtalyan şehrine düşerse 56.’sı gerçekleşen Venedik Bienali’ne uğrama şansına sahipsiniz. 

Yüz yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Venedik Bienali, dünyanın en seçkin kültürel kurumlarından biri olarak kabul ediliyor. 1985 yılında kurulan Bienal sanat sergisini 370.000’den fazla sanatsever ziyaret etmiş. Birinci Dünya savaşından sonra, Bienal kapsamını modern sanat ağırlıklı olamaya başlamış. 1930 yılından Venedik’in kontrolü faşist iktidarın eline geçtiğinde ülkemizde ki teamüllerin aksine, sanatın kökünü kurutmak yerine müzik, sinema, tiyatro festivalleri eklenerek Bienalin alanı fasist hükümet tarafından genişletilmiş. İkinci dünya Savaşından sonra 6 yıl sara verilmiş ve tekrar kalkınma döneminde ilk iş olarak Bienal tekrar hayata geçirilmiş. Türkiye’nin Venedik Bienali’nde ilk kez yer alması 1991 yılında olmuş.

Venedik’i Venedik yapan, yaklaşık 1000 yıl boyunca dünyanın en güçlü şehir devletlerinden biri olmasını sağlayan tarihi tersane ve tophaneleri (Arsenale), bugünlerde savaş hazırlığı yerine dünyanın en büyük ve saygın güncel sanat etkinliklerinden Venedik Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Artık bağımsız bir cumhuriyet olmasa da, nevi şahsına münhasır yapısı ve güzelliğiyle tüm dünyadan bağımsız bir havası olan bu İtalyan kenti 120 yıldır, her iki yılda bir düzenlenen bienal için sanat camiası, gazeteciler ve trend takipçilerinin akınına uğruyor. 2013’te düzenlenen 55. Venedik Bienali’ni 475 bin kişi ziyaret ederken bu yıl bu sayının daha da artması bekleniyor. Geçen senelerde Haziran-Kasım ayları arasında düzenlenen bienal bu yıl ise bir ay kadar erken başlıyor. Bienal 22 Kasım’a kadar sürecek. Venedik Bienali 56.Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’nda günümüzün önemli kavramsal sanatçılarından Sarkis’in ( 1938 Çaylak Sokak, İstanbul) Respiro başlıklı yerleştirmesi yer alıyor. Defne Ayas küratörlüğün de gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu, 9 Mayıs-22 Kasım 2015 tarihleri arasında Venedik Bienali’nde görebilirsiniz. 
Neleri Görmeli? 
 Dünyanın bir çok ülkesinden 139 sanatçının katıldığı Bienal’de, Okwui Enwezorun küratörlüğünde gerçekleştirilen All the World’s Futures başlıklı ana serginin yanı sıra 89 ülke pavyonunun olduğunu görebilirsiniz.
Galleria Dell’accademia
Venedik resmi için uğramanız gereken ilk adres. 24 odadan oluşan müzede ziyaretçiler kentin kendine özgü, ışık dolu resimlerini bir arada bulacak. Parlak dönemlerini yaşayan Bizans İmparatorluğu zamanlarından Paolo Veneziano’nun kilise heykellerinden 18. Yüzyıl asilzadesi Rosalba Carriera’nın yumuşak odaklı portrelerine kentin sanat tarihi gözlerinizin önüne serilecek.
Campo della Carità, Dorsoduro; +39 041 5222247; gallerieaccademia.org
Museo Querini Stampalia
Son derece nadide parçaların yer aldığı bu özel koleksiyonda Venedik’teki en iyi Rönesans eserlerini bulabilirsiniz. Bunların arasında Giovanni Bellini’nin muhteşem eseri Presentation at the Temple da var. Koleksiyondaki diğer eserlerin büyük kısmını Gabriele Bella’nın Venedik festivallerini, törenlerini ve geleneklerini betimlediği 18. yüzyıl tabloları oluşturuyor. La festa del 2 febbraio a Santa Maria Formosa, bu eğlencelerde yapılan sporları anlatan neşeli bir resim. Müzenin bahçeleri ve giriş katı 1960’ların başında Carlo Scarpa tarafından yeniden tasarlandı ve kentin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek modern mimari ürünlerinden biri haline geldi.
Santa Maria Formosa, Castello; +39 041 2711411; querinistampalia.it
Peggy Guggenheim Museum
Peggy Guggenheim’ın bir zamanlar yaşadığı, 18. yüzyıl yapısı evi Palazzo Venier dei Leoni, ev bugün mutlaka görülmesi gereken bir müze. Yaşamını 20. yüzyıl sanatına adayan Peggy Guggenheim, uzun bir süreç sonunda muhteşem bir koleksiyonu bir araya getirmeyi başarmış. 1969’da koleksiyonunu New York’taki Solomon R. Guggenheim Museum’a bağışlayan Peggy 1979 yılında öldükten sonra Guggenheim Vakfı, koleksiyoncunun Venedik’teki evini renove edip genişleterek bir müze haline getirdi. Müzenin koleksiyonu, Guggenheim’ın eski kocası Max Ernst, Dalí, Picasso, Kandinsky ve Pollock gibi 20. Yüzyılın en büyük sanatçılarının işlerini içeriyor. Yemyeşil bahçeyi ise heykel işleri dolduruyor.
704 Dorsoduro; +39 041.2405411; guggenheim-venice.it
Punta Della Dogana
Japon mimar Tadao Ando’nun yeniden ele alıp çağdaş bir sanat merkezine dönüştürdüğü, 17. Yüzyıldan kalma gümrük evi üçgen formuyla Büyük Kanal’ı Giudecca Kanalı’ndan ayırıyor. Müze, lüks ürünler kodamanı François Pinault’nun ezoterik çağdaş sanat koleksiyonunu sergileyen ikinci bir salonu var.
Dorsoduro 1; +39 041 523 1680
Galleria Dell’accademia
Venedik resmi için uğramanız gereken ilk adres. 24 odadan oluşan müzede ziyaretçiler kentin kendine özgü, ışık dolu resimlerini bir arada bulacak. Parlak dönemlerini yaşayan Bizans İmparatorluğu zamanlarından Paolo Veneziano’nun kilise heykellerinden 18. Yüzyıl asilzadesi Rosalba Carriera’nın yumuşak odaklı portrelerine kentin sanat tarihi gözlerinizin önüne serilecek.
Campo della Carità, Dorsoduro; +39 041 5222247; gallerieaccademia.org
Museo Querini Stampalia
Son derece nadide parçaların yer aldığı bu özel koleksiyonda Venedik’teki en iyi Rönesans eserlerini bulabilirsiniz. Bunların arasında Giovanni Bellini’nin muhteşem eseri Presentation at the Temple da var. Koleksiyondaki diğer eserlerin büyük kısmını Gabriele Bella’nın Venedik festivallerini, törenlerini ve geleneklerini betimlediği 18. yüzyıl tabloları oluşturuyor. La festa del 2 febbraio a Santa Maria Formosa, bu eğlencelerde yapılan sporları anlatan neşeli bir resim. Müzenin bahçeleri ve giriş katı 1960’ların başında Carlo Scarpa tarafından yeniden tasarlandı ve kentin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek modern mimari ürünlerinden biri haline geldi.
Santa Maria Formosa, Castello; +39 041 2711411; querinistampalia.it
Peggy Guggenheim Museum
Peggy Guggenheim’ın bir zamanlar yaşadığı, 18. yüzyıl yapısı evi Palazzo Venier dei Leoni, ev bugün mutlaka görülmesi gereken bir müze. Yaşamını 20. yüzyıl sanatına adayan Peggy Guggenheim, uzun bir süreç sonunda muhteşem bir koleksiyonu bir araya getirmeyi başarmış. 1969’da koleksiyonunu New York’taki Solomon R. Guggenheim Museum’a bağışlayan Peggy 1979 yılında öldükten sonra Guggenheim Vakfı, koleksiyoncunun Venedik’teki evini renove edip genişleterek bir müze haline getirdi. Müzenin koleksiyonu, Guggenheim’ın eski kocası Max Ernst, Dalí, Picasso, Kandinsky ve Pollock gibi 20. Yüzyılın en büyük sanatçılarının işlerini içeriyor. Yemyeşil bahçeyi ise heykel işleri dolduruyor.
704 Dorsoduro; +39 041.2405411; guggenheim-venice.it
Punta Della Dogana
Japon mimar Tadao Ando’nun yeniden ele alıp çağdaş bir sanat merkezine dönüştürdüğü, 17. Yüzyıldan kalma gümrük evi üçgen formuyla Büyük Kanal’ı Giudecca Kanalı’ndan ayırıyor. Müze, lüks ürünler kodamanı François Pinault’nun ezoterik çağdaş sanat koleksiyonunu sergileyen ikinci bir salonu var.
Dorsoduro 1; +39 041 523 1680
 
Venedik’e gitmeden Bienal’e bilet almak isterseniz , İnternet sitesinden biletlerini alabilirsiniz. 
http://www.labiennale.org/en/art/exhibition/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir