Pera Müzesi’nde Bir Amerikalı

 Herkes için pop sanat… Pera Müzesinde mayıs ayının başında başlayan ve temmuz ayının son haftasına kadar süren ünlü Amerikalı sanatçı Andy Warhol’un çok özel bir sergisi vardı.  Bende merak edip Pera Müzesi’nin yolunu tuttum size sizler için gözlemlerimi yazmak istedim. Andy Warhol,  Slovak köknenli Amerikalı bir sanatçı ve Pop Sanatı’nın öncüleri arasında yer alıyor. Kendisi bir grafikçi olarak başladığı hayatına 20.yüzyıl sanatının en ikonik isimlerinden biri olarak tamamlıyor.
 And Warhol’un sergisinde öne çıkan bazı ünlü isimlerin de portrelerine yer verilmiş. Bunlar arasında, Mick Jagger ve Lenin portreleri yer alıyordu. Bunun yanında, Campbell’s Soup, Kovboylar ve Kızılderililer, Tehlikedeki Türler, Çiçekler, 20. Yüzyıldan On Yahudi Portresi de güzel çalışmalar arasındaydı. Resimlerinde ana figür olarak hayvan temalarına yer vermiş Warhol. Ayrıca fikirlerin, insanlar ve olayların metalaştırıldığı ya da metalaştırılma potansiyeli taşıdığı maddi bir dünyada Warhol, çoğaltılabilinir ve yeniden üretilebilirlik teknikleri ile her şeyi nesne statüsüne indirgeyerek, içerik ve formu ile önemsizleştirmiş .
 
Warhol’un sanatta bakış felsefesi şu yöndeymiş; popüler kültürün Amerika’da yaratılmış en iyi şey olduğunu düşünüyormuş. Herkese on beş dakikalığına dünyaca ünlü olma şansını veren genç, eşitlikçi, anti-otoriter, demokratik bir kültür olarak dile getirmiş. Bununla birlikte, popüler sanatı, harcanabilen düşük maliyetli, seri imal edilen bir sanat alanı olarak tanımlıyor.

Popüler, fani, harcanabilen, düşük maliyetli, seri imal edilen, genç, hazırcevap, hileli ve büyüleyici bir sanat üretti. Warhol popüler kültürün Amerika’da yaratılmış en iyi şey olduğuna inanıyordu; herkese on beş dakikalığına dünyaca ünlü olma şansını veren genç, eşitlikçi, anti-otoriter, demokratik bir kültür. Bütün kalbiyle, Amerikan popüler kültürünün mitleşmesi için uğraştı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir