Musée du Louvre ‘un Muhteşem Gösterisi

Ünlü Caz Kraliçesi Ella Fitzgerald’ın meşhur I LoveParis parçasında dediği gibi; Bahar döneminde Paris’i seviyorum, Sonbaharda Paris’i seviyorum kış aylarında çöllenirken kışın seviyorum çığlık attığında yaz aylarında seviyorum. Her mevsimin Paris için farklı bir tadı vardır ancak şehir ile gerçekten tanışmış herkes bu sonbahar nasıldır iyi bilirler. Paris, her ay veya her mevsim en çok gidilmek istenen şehirler arasında yer alıyor. Kışı yazı yok desek daha uygun olur. Paris ışıklar ve aşıklar şehri. Bu şehri bu kadar güzel yapan sanatsal ve kültürel birçok etkinliklerinin yanında meşhur köprüleri ve tabiyi ki Sen nehri.Fakat Paris’e seyahat etmek için en uygun zaman ne zaman dersek ben tercihimi Kasım ayından yana kullanmayı tercih ederdim. Nitekim ikinci Paris ziyaretim yine Kasım ayına denk geldi. Bu durumdan yine çok mutlu oldum desem yalan olmaz.

Yaz bitmiş,turist kalabalığı azalmış ve şehir dinginleşmiş oluyor ve istediğiniz yerleri gezmek çok da keyifli hale geliyor. Paris yılın her ayı romantik, ışıklı, mütevazi ama onu sonbaharın ayrı bir güzelleştirdiğini düşünüyorum. Sonbaharda Paris’i en çok ağaçları, yaprakları ve bankları anlatabilir. Paris’te ilk günümü Louvre müzesini gezmeye ayırıyorum . Louvre müzesi, en çok ziyaret edilen yerlerden birisi ayrıca dünyanın en büyük ve ünlü müzesi olma özelliğinin taşıyor. Daha önceleri Kraliyete ait olan bu saray, dünyanın en ünlü ve değerli sanat eserlerine de ev sahipliği yapıyor. Leonardo Da Vinci‘nin Mona Lisa’sı, The Virgin and Child with St. Anne, Madonna of the Rocks gibi.

Benim Louvre müzesine bu ikinci gelişimdi. Louvre dışında da çok güzel müzeler bulunuyor. Rodin Müzesi, Orsay Müzesi, Picasso Müzesi ve Musee du Montparnasse gibi. Buradan başlamamın sebebi her ziyaretinizde gezseniz bile muhakkak  bir yerler eksik kalabiliyor. Muhtemelen her yerini görmek için üç gününüzü müzeye ayırmanız gerekiyor. Benimde görmek istediğim yerler olduğundan dolayı ilk buradan başlamak istedim. Louvre müzesi detaylarını bu yazımda paylaşmayacağım onun için daha detaylı bir yazı hazırlayacağım.  Bu yazımda değinmek istediğim, Louvre müzesinin Abu Dabi’de açılan yeni müzesi hakkında. Müzeyi ziyaret ettiğim gün yaklaşık olarak dört saat kalmışım. İçeride ne kadar zaman geçirdiğimi dışarı çıkınca anlayabildim. Bu durumdan şikayetçi değildim çünkü bu güzel gösteriyi göremeseydim daha çok üzülebilirdim. Müzeden çıktığımızda hava kararmış ve dışarıda cam piramitin önünde bir kalabalık oluşmuştu. Bizde cam piramitin önüne gelerek Louvre müzesinin Abu Dhabi’deki müzesinin tanıtımını yapmak için cam primatin üstüne hazırladığı  o muhteşem gösterisini seyretme şansı bulduk. Louvre müzesinin ikinci şubesi 11 Kasım’da Birleşik Arap Emirliklerinin başkenti Abu Dabi’de açıldı. Birleşik Arap Emirliği 30 yıl boyunca Fransa’ya isim hakkı için 525 milyon dolar ödeyecek . Ödünç eserlerin güvenliği için ise 750 milyon dolar ödeme yapacak.

Dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri olan ve her yıl 8 milyona yakın insanı ağırlayan Louvre Müzesi, Abu Dhabi’de ikinci şubesini  açtı. Louvre Abu Dabi projesi 2007 yılında Fransa ile yapılan anlaşma sonucunda başlatılmış. Ancak 2012’de yapılması beklenen resmi açılış , petrol fiyatlarında ki düşüş ve küresel kriz gibi nedenlerden dolayı ertelenmiş. 10 yıllık planlama sürecinin ardından Louvre Abu Dhabi’nin açılışı  11 Kasım’da gerçekleşmiş. iki ülke arasında gerçekleştirilmiş işbirliği, ortaklık, etkileşim ve diyaloğun en önemli örneklerinden birisi olarak gösteriliyor.1.3 milyar dolar harcanarak yaratılan Louvre Abu Dhabi müzesini ünlü Fransız Mimar Jean Nouvel tarafından tasarlanmış. Mimar müzeyi tasarlarken, Medine’den ilhan aldığını dile getirmiş.

Nouvel müzeyi çöl güneşini içeri alabilecek şekilde tasarlamış. En dikkat çeken özelliği ise kafes şeklindeki kubbesi olmuş. Çünkü kubbe, ziyaretçileri kavurucu sıcaktan koruyacak, hem de doğal ışığın içeriye sızmasını sağlayacakmış. Louvre Abu Dhabi’de 55 ayrı bina ve 23 galeri bulunuyormuş. Ayrıca 600 sanat eserine ev sahipliği yapacakmış. Bunların arasında Paris Louvre’dan  kiralanan 300 eser bulunuyormuş. Ödünç eserler arasında;  Van Gogh’un Otoportresi, Da Vinci’nin La Belle Ferronniere’si, Giacometti’nin Standing Woman II heykeli, Cezanne’ın The Red Rock’u ve fazlası artık Louvre Abu Dabi’de. Bu özel eserler arasında Osman Hamdi Bey’in Okuyan Genç Emir Tablosu’da müzede yer alıyor.

Paris’te Louvre müzesini geçen hafta ziyaret ettiğimde, cam piramitte yansıtılan Louvre Abu Dhabi’nin tanıtımı yapılıyordu. Gerçekten inanılmaz bir gösteriydi. O ortamda etkilenmemek elde değildi. Bende kamerama sarılıp bu güzel gösteriyi kaydedip, seyredemeyenler ya da haberi olmayanlar için paylaşmak istedim. Umarım gösterinin büyüsünü az da olsa hissettirebilirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir