Dünyanın En iyi Caz kulüpleri

Bugün dünyada ‘ Dünya Jazz Günü’ olarak kutlanıyor. Dünya Caz günü Kasım 2011’de UNESCO tarafından 30 Nisan’da Caz müziğine karşı farkındalık yaratmak için belirlendi. Bugünün amacı caz ve kültürünün yanı sıra, dünyanın dört bir yanındaki insanların hayatlarında oynadıkları diplomatik rolü cazın bir parçası haline getirmekti. İlk dünya caz günü resmi kutlaması 30 Nisan 2012’de yapıldı.

Dünyanın en iyi Caz kulüpleri
Caz müziği kölelikten doğan ve esas olarak güney ABD’de ortaya çıkan Amerikan müziği tarzıdır. Özünde, Avrupalı ​​müziğin zaman içinde yavaş yavaş etkilediği Afrika’nın zengin kültürel ve müziksel gelenekleri vardır. New Orleans, Louisiana’da doğmuş ve çoğu kez sadece güçlendirmenin bir sesi değil aynı zamanda adaletsizliğe ve küresel baskıya karşı bir ses olarak görülmüş. Başlangıçta bir Amerikan sanat eseri iken, jazz dünyanın her yerine yerine yayıldı ve diğer müzik türlerini de etkilemenin yanı sıra diğer müzik türlerinden de sürekli etkileniyor. Jazz’ın günümüzde, eğrisi ve doğrusuyla uluslararası bir sanat ve insanlığın kültür hazinesinin demirbaşlarından birisi haline geldiğini söyleyebiliriz. Her ne kadar Jazz Güney Amerika’da doğsa da, en popüler yerlerinden birisi New York olsada, Jazz müziği dünyanın her yerinde oldukça fazla ilgi görüyor ve her şehirde mutlaka birden fazla jazz kulübü bulunuyor. 19. yüzyılda Afrikan-Amerikan komüniteleri arasında bir sanat formu olarak doğan ve 20. yüzyılda altkültürler içinde eriyerek beton cangılın fon müziği haline dönüşen jazz, modern yaşamın da vazgeçilmezlerinden. Peki dünya üzerinde jazz dinlemeyi en keyifli hale dönüştüren kulüpler hangileri?

1-Jazzhus Montmartre – Kopenhang
Jazzhus Monmartre, Kopenhag’ın merkezinde yer alıyor ve sizi tüm yıl boyunca caz konserlerine ev sahipliği yapıyor. 1959’den ve 70’lerin ortalarına kadar uzanan Jazzhus Montmartre, uluslararası caz dünyasında Dexter Gordon, Ben Webster, Stan Getz ve Kenny Drew gibi caz öncülerinin yerini ziyaret ettiğinde önemli bir rol oynadı. Mayıs 2010’da, Montmartre, Store Regnegade’daki orijinal adresinde yeniden açıldı ve kendisini bir kez daha Kopenhag caz sahnesinin önemli bir parçası haline getirdi. Burada, özel ve rahat bir ortamda cazın en iyisini yaşayabilir ve uygun fiyatlarla iyi bir akşam yemeği ve şarap eşliğinde müziğin tadını çıkarabilirsiniz. Kopenhag’da cuma ve cumartesi akşamları şehrin en cazibeli yerlerinden birisi haline geldiğini hatırlatalım. 

2-Ronnie Scott’s Jazz Club- Londra 
Londra’nın en eski caz mekanı ve bir Soho kurumu olan Ronnie Scott’s, Jimi Hendrix gibi efsanelere ev sahipliği yaptı ve dünyadaki en iyi müzik performanslarını gerçekleştirerek geleneği sürdürmeye devam ediyor. Loş aydınlatma, siyah ve sade dekorun tercih edildiği kulüpte öncelikle müziğe vurgu yapmak istenilmiş. Küçük bir sahne önüne sahip kulüp, akşamları insanların yemek ve müzik dinlemek için en çok tercih ettikleri yerlerin başında geliyor. Kulübün atmosferi caz müziği kurumuna bir saygı duruşu gibi gözüküyor ve Ronnie Scott’ın müziği başladığında caz sevenlerin kendilerinden geçtikleri söylenenler arasında. 


3-Village Vanguard- New York City
Jazz müziğinin dünyada ki en önemli merkezinde New York’ta bulunan Village Vanguard en ünlü jazz kulüplerinden birisi. Dik merdivenleriyle küçük bodrum katına indirdiğiniz andan itibaren, kendinizi caz tarihinin içine girmiş hissediyorsunuz.Bill Evans’tan Bran Mehldau’ya, Sonny Rollins’ten Joe Lovano’ya birçok ünlü ismin sahne aldığı kulüp, 1935’ten beri aynı adreste, 178 Seventh Avenue South, Greenwich Village’da jazzseverlerle buluşuyor. Daha etkileyici olan ise, kulübün 80 senedir aynı isim tarafından idare edilmesi.
4-Jazz Club Etoile – Paris
Club Etoile, Paris’te 40 yılı aşkın bir süredir en çok bilinen ve efsane olmuş bir jazz kulübü olarak biliniyor. Cab Calloway, BB King ve Lionel Hampton gibi birçok caz ve blues efsanesi burada müzik yapma şansı yakalamışlar. Le Meridien Etoile Hotel’in altında bulunan Club Etoile, yakın zamanda yenilenmiş ve vintage ile modern tarzı harmanlayıp yep yeni bir mekan yaratılmış. Art deco tasarımı, ince aydınlatmasıyla ve duvarlarına Paris metro tarzı fayanslarıyla romantik bir jazz kulübü havası yaratılmış. 200 koltuk ve kavisli sahnesiyle yeterine büyüklüğe de sahip. 

5- Reduta Jazz Club -Prag
Ülkenin en eski ve en ünlü caz kulübü unvanını taşıyor. Usta Çek sanatçılara ek olarak Wynton Marsalis, Cecil Taylor ve Ronnie Scott gibi dünya devi isimlerin de sahne aldığı Reduta’da, Bill Clinton bile bir ziyareti sırasında performans sergilemiş. Muhtemelen bu anıyla oldukça ün kazanmıştır. Bu işin süksesi, bunun yanında Reduta sahnesinde Wynton Marsalis`den Cecil Taylor`a bir çok büyük ismi ağırlamış bir kulüp üstelik hayli eskiye uzanan bir geçmişe sahip. 1957 yılında açılan Reduta şehrin Wenceslas meydanında bulunuyor. Yaklaşık 100 sandalyeli mekan gerçek bir caz kulübü. Akustiğinin oldukça iyi olduğunu da unutmadan ekleyelim. Haftanın her gecesi açık, turist kalabalığı çok ve sahnesinde saydığımız gibi tanınmış isimlerin yanısıra kalabalık orkestralara, Dixieland, Latin caz, fusion gibi tarzlara da yer veriyor. 

6-A-Trane Jazz Club- Berlin
A-Trane Jazz Club, 1992’den bu yana uluslararası caz sahnesinin ve Savignyplatz’deki gece hayatının en kalıcı mekanlarından birisi haline gelmiş. Berlin bölündüğünde bile, kafesi, barları ve restoranları olan Savignyplatz meydanında dışarı çıkmak için çok popüler bir yerdi. Bugün, Diener, Dicke Wirtin ve Zwiebelfisch gibi Savignyplatz’ta hala uzun süredir var olan ve geleneklere dayanan çok sayıda bar bulunmakta. 1992’de kurulan A Trane Jazz Club  Berlin’deki en büyük kulüplerden biri. “Downbeat” dergisi, dünyanın en iyi caz kulüplerinden biri olan Trane’i göstermişti. Kulüpten geçen ünlüler arasında Herbie Hancock, Diana Krall, Ray Brown ve Arthur Blythe sayılabilir.7-Bimhuis Jazz Club
Amsterdam’ın Avrupa’nın en önemli caz sahnelerine sahip olduğunu biliyor muydunuz? Caz, Amsterdam’da her zaman popüler olmuş. Büyük isimlerin birçoğu, zaman zaman burada yaşamış. Chet Baker da dahil olmak üzere şehirde  yaşamış ünlülerden. Hollanda caz sahnesinin merkez noktası, ünlü Hollandalı caz müzisyenleri tarafından 70’lerde yaratılmış Bimhuis. Amsterdam’ın bir kıyısına yaslanmış olan neredeyse transparan Muziekgebouw’da (Müzik Binası) yer alan Bimhuis, tartışmasız Avrupa’nın en iyi jazz kulübü. Akustiği mükemmele en yakın seviyede kurgulanmış olan mekan, sahnede olan biteni görmeniz için de ideal bir şekilde tasarlanmış. Uluslararası jazz ustalarının canlı performanslarını dinlerken görsel bir şölen deneyimine de tanıklık edebilirsiniz.
Her şehrin kendine özgü caz ve eşsiz sesi vardır. Chicago’dan Paris’e,Paris’ten New York’a kadar bu uzanır. Caz kulüplerinde, başımızı ve ayak parmaklarımızı sallayıp gece boyunca ritmlere ayak uydurmaya çalışırız. Ruh halimiz ne olursa olsun, bu kulüplerde herkes için bir şeyleri vardır. Bir partner edinin ve loş kırmızı ışıkların altında dumanlı dans pistinin keyfini çıkarmaya bakın. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir