Bienal sırasında Venedik’i Nasıl Gezmeli?

150 kanal,400 köprü ve 17.yüzyıldan kalma saraylarıyla Venedik’i gezmek ve keşfetmek ayrı bir heyecan veriyor insana. Her zaman Venedik dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor bu da hiç kimse için şaşırtıcı olmasa gerek . Aynı zamanda ” Zamansız Şehir’ olarak da biliniyor. Nedeni ise geçmişini, mimarisini koruyarak hatta daha da katmanlaştırarak önemini devam ettirmesi gösteriliyor. Baharda görkemli ve romantik, yaz aylarında masum ve kışın baştan çıkarıcı haliyle kısa tatiller için en popüler yerlerden biri . Venedik’i yüzbinlerce insanı kendine çekmesinin nedeni tarihi ve mimarisi olsa da en az onlar kadar etkili bir başka sebep de ; bu yıl 56.sı gerçekleştirilen Venedik Bienal. Sanat dünyasının Olimpiyatları olarakta bilinen’Venedik Bienali ‘zamanı şehire 400 binden fazla ziyaretçi ,yeni bakış açıları kazanmak, yorum yapmak,öğrenmek ve ilham almak için Venedik Bienali’nde yolunu Venedik’e düşürüyor. Dünyanın önde gelen mimarlık etkinliklerinden biri olan Bienal 16. Uluslararası Mimarlık Sergisi,  bu yıl 26 Mayıs – 25 Kasım 2018 tarihleri arasında bienali gerçekleşecek.

Venedik Bienal

Venedik Bienal 2018 Teması
16. Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin küratörleri Yvonne Farrell ve Shelley McNamara, serginin temasını açıkladılar. ‘‘Eğer mimariyi yaşadığımız ve ikamet ettiğimiz alana uygulanmış bir düşünce biçimi olarak algılıyorsak; alan, serbestmekan veya kamusal alan mimari yapının varlığı veya aynı şekilde yokluğuyla ilgili olabilir ”Serginin adı  “FREESPACE / Serbestmekan, ancak serbest kelimesi serginin 71 katılımcısının etrafında toplandığı nosyonu anlatmakta biraz yetersiz kalıyor. Farrell ve McNamara da bu konuyu özellikle vurguluyor: “Umarız serbestmekan nosyonu vermek istediğimiz mesajı her dilde karşıya geçirebilir.”  Zira serbestmekan kavramı ile her projenin kendi özerkliğini ve açık, özgür alandan ne anladığını ifade etmesini amaçlıyorlar.

Venedik Bienalinin Amacı
Venedik Bienali iki ana meydan da Giardini ve Arsenal olarak iki farklı alana yayılmış. Sergilenen eserlerin amacı, insanlara mimariyi daha iyi anlamalarına, temel mimari değerleri üzerine düşünmeyi teşvik etmek ve mimarlığın insanlığa kanıtlanmış ve kalıcı olduğunu anlatmak. Bienal’i tam anlamıyla gezmek için yaklaşık olarak bir hafta zaman ayırmak gerekiyor fakat iki ya da üç gün ayırarak ta ve bazı sergileri görmeyi feda ederekte gezebilirsiniz. 

Venedik Bienal

Venedik’te Nereleri Görmeli?
Dünyanın birçok ülkesinden sanatçının katılımıyla gerçekleşen ve Venedik’in dört bir yanına yayılan bienal aynı zamanda önemli bir turistik etkinlik haline geldi. Venedik Bienali, sadece bu sergilerden ibaret değil. B Venedik, modern bir uluslararası çekiciliğe sahip, asırlık bir şehir. Neyse ki, şehir, sadece San Marco Meydanı ve Rialto’nun ötesinde bir çok güzelliğe sahip. Venedik’in müzeleri, bir yandan kentin dar sokaklarını arşınlaşıp bir yandan o kanaldan bu kanala vapurettolarla gezerken, mutlaka müzelere de uğramalısınız. Bienal zamanı açılan Punta Della Dogana, Pegy Gugenheim, Palazzo Grassi müzelerindeki sergileri, Corner Della Regina’daki Prada koleksiyonunu görmelisiniz.

En Güzel Kiliseler
Şehrin kenarında, rüya gibi bir atmosferde, Palladio tarafından tasarlanan kiliseleri mutlaka ziyaret edin. yapıldığı zamanda şehrin sınırlarına hapsedilmişler ve insana beklenmedik bakış açıları sunuyorlar.
Chiesa del Redentore : II Redentore, İtalyanca kurtarıcı anlamına geldiğinden daha çok Chiesa del Santissimo Redentore uygun gelir. Yapı, Andrea Palladio’nun Venedik’in adalarından biri olan Giudecca üzerinde yapmış olduğu büyük kubbeli bir kilisedir.
San Giorgio Maggiore:S.Giorgio Maggiore İtalya, Venedik’te San Giorgio Maggiore adasında yer alan ve Andrea Palladio tarafından dizayn edilmiş bir Bazilika. Kilisede, Fondazione Giorgio Cini, açık hava tiyatrosu, yelken kulübü dışında yerleşim yerine de sahip. 
San Pietro di Castello: Venedik’in doğu kısımında, eski Olivolo adasında yer alıyor. VII. Yüzyılda Aziz Peter tarafından kurulan Venedik’in en eski kiliselerinden biridir. Daha sonra yeniden inşa edildi ve bugünün cephesi Palladio tarafından tasarlandı. 
San Francesco della Vigna: Venedik’te bulunan ve 13. yüzyılda yapılmış bir kilisedir. 1534 yılında Jacopo Sansovino ve 16. yüzyılda da Palladio tarafından yenilenmiştir. Bulunduğu arazi Yunan Mitolojisinde kutsal satılmaktaymış. Ayrıca bir meleğin St. Mark’a göründüğüne inanılmaktaymış. 

Venedik

En iyi Pastahaneleri: Pasticceria Tonolo(Tonolo pastanesi). Burası 1886’dan beri açık olan Venedik’in en eski ve meşhur hastanesindesin biri. Hamur tatlarıyla meşhur bu yerde tatlıların çoğu 1 euro’ya satılıyor. Tatlıları kadar kahveleri de çok iyi. Pasticceria Gobbetti ; şehirde en iyi sıcak çikolata içebileceğiniz yerlerden birisi. Buarada ki çikolataların hepsi ev yapımı. Pasticceria Andrea Zanin; San Marco meydanında bulunuyor. Venedik’in en meşhur ve şık yerlerinden birisi. 

Öğle Yemeği Yiyebileceğiz Yerler
San Marco’daki Calle della Mandola’da bulunan Ristorante La Feluca, harika makarnalar ve şarapları ile yöre halkın en sevdiği yerlerden. Caffe Florian; Venedik’in sembol restoranı desek yalan olmaz. San Marco meydanının tam ortasında yer alan tarihi neredeyse kahvenin tarihi kadar eskilere uzanan Caffe Florian 1720 yılında Floriano Francescori tarafından açılmış. Trattoria  ; Giudecca adasında  daracık bir sokakta bulunan 1865 yılında açılan restoran, 1902 yılında italyan bir çift tarafından devralınmış. İşletmesi babadan oğul geçen işletme, şuan ailenin dördüncü kişisi tarafından yönetiliyor. Altanella’ın en ünlü yemeği Venedik usulü sarımsaklı ve beyaz şaraplı mürekkep balığı Seppie alla Veneziana. 

Akşam yemeği için nereye gitmeli

Osteria Alle Testiere; Castello bölgesinde yer alan Alle Testiere, bienal zamanı en kalabalık olan restoranlardan. En fazla 30 kişi kapasiteli bir balık restoranı.Buranın en iddialı olduğu yemek balık çorbası. Naranzaria; Grand Canal ( Büyük kanal) manzaralı çok az sayıda masası bulunan çok güzel bir restoran. Rialto köprüsünü San Polo’ya doğru geçip sağa baktığınız sırada Naranzaria görebilirsiniz. Mekanın iddiasız ve dekorasyonuna rağmen Venedikliler arasında popüler olmasının sebebi kanalın tam kıyısında bulunan terası. Restaurant Terrazza Danieli;Sağ tarafında San Marco meydanı, karşısında Guidecca Adası ile muhteşem manzaralı bir restoran. Jacques Garcia tarafından tasarlanan ve bir otelin çatı katında yer alıyor. Yemekler mevsimsel menüler balık ve baharatlar üzerinde yoğunlaşıyor. Antico Martini;1720’de kafe ve 1863’ten beri bir restoran olarak kurulan restoran deniz ürünleri cichetti ve şehrin en iyi risotto yapan yer olarak biliniyor. 

Tarihi bir Venedik sarayı olan Fondaco dei Tedeschi,  2009 yılına kadar şehri ana posta merkeziydi. Şimdi, Rem Koolhaas’ın restorasyonundan sonra, bir alışveriş merkezine dönüştürülmüş. Rialto Köprüsü’ne bakan 16. yüzyıldan kalma bir ticaret binası olan Fondaco dei Tedeschi dönem detayları sanat galerileri ve büyük kanal manzaralı eşsiz bir çatı terası bulunuyor. Burası düşünüldüğü gibi bir müze ve galeri değil; bir mağaza olarak tasarlanmış. Geçtiğimiz Ekim ayında açılan mağazanın eşi benzeri olamadığı düşünülüyor. Calle Larga 22 Marzo, Venedik’teki en popüler alışveriş caddelerinden biridir. Kentin ana alışveriş bölgeleri Campo San Fantin ve Pizza San Marco arsında kalan Mercerie ve Frezzeria’dan oluşuyor. Şehrin en pahalı ve prestijli mağazaları Calle Larga 22 Marzo’da bulunur. Strada Nova Street ise bir çok ünlü markaların bulunduğu sokaktır. Mercato Santa Maria dei Miracoli’de şehrin en büyük bit pazarının bulunduğu yerdir. Hediyelik eşya ve antika eşya bulmak mümkün. Prada,Valentino, Armani,Gucci gibi markaların mağazaları ise piazza’nın hemen batısında kalan Calle Larga XXII Marzo, Salizzada San Moise , Calle Vallaresso, Calle Goldoni ve Frezzerie gibi birbirine bağlı caddelerinden oluşan büyük bir bölgede yer alıyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir