Albertina Müzesi Gezi Notları

Sürekli olarak dünyadaki en yüksek yaşam kalitesine sahipliğiyle birinci sıraya oturan Viyana, çarpıcı barok mimarisi görkemli yapıları, toplu taşımaları, bisiklet yolları, muhteşem lokantaları, efsanevi kafe kültürü ve heyecan verici caddeleri ile hem kendi yerel halkına hemde dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerini bir araya getirmeyi başaran bir şehir. Viyana, Avusturya’nın başkenti aynı zamanda da en büyük şehri. Orta Avrupa’ya özgü tarihi dokusuyla modern kent yaşamını harmanlayarak muhteşem bir yaşam olanağı sunuyor. Şüphesiz Viyana’nın en ünlü cazibe merkezleri, müzik mekanları. Görkemli Wiener Staatsoper salonu en güzel opera ve bale gösterileri sunuyor. Ayrıca Wiener Konzerthaus’ta müzik severler en iyi klasik müziğini bulabilir. Modern ve avangard bir kabare performans için ise sanat tiyatrosu Brut en iyilerinden. Kısacası Viyana’yı sanat tanımlıyor diyebiliriz. Sanat, kültür ve tarih dahil olmak üzere çeşitli alanlarda keşfedebileceğiniz Viyana’nın özellikle müzelerini ziyaret ederek yeni dünyalara yelken açabilirsiniz. Museums quartier, Kunsthalle Wien , Belverede , Kunsthistorisches Museum Wien (Art History Museum) Albertina Museum Viyana’nın en bilinen müzelerinden.

Albertina Müzesi

Müzelerde, Gustav Klimt, Egon Schiele, Albrecht Dürer ve Pieter Bruegel gibi dünyaca ünlü sanatçıların yanı sıra, heyecan verici yeni sanatçılar tarafından tasarlanan yeni çağdaş sanat eserler de sergileniyor. Anlattıklarımız bakılınca bizim şimdi ki durağımız Viyana. Amacımız sizin için bol bol müze gezip izlenimlerimizi aktarmak. İlk müze ziyaretimiz Albertina Müzesi , ilk sıraya almamızın sebebi Egon Schiele ve Albrecht Dürer’in çalışmalarını bir an önce görmek ve fotoğraflamak istememizdi. Tabiyi ki Monet ve Picasso’yu unutmamak gerek. 

Albertina’nın Görkemi 
Albertina Müzesi Avusturya’nin baskenti Viyana’nın en önemli sanat müzelerinden biri. 19. ve 20. yüzyıl sanatının küçük hazine sandığı Albertina Müzesi,65.000’den fazla çizimin yanı sıra ağaçbaskı, taşbaskı ve gravür gibi tekniklerle yapılmış bir milyondan fazla baskı eseri ve bir o kadar da modern grafik çalışmalardan oluşan koleksiyonu ile dünyanın en geniş ve en önemli grafik eser koleksiyonlarından birine sahip bir barok saray. Viyana’da ilk işimiz bu muhteşem müzeyi ziyaret etmek oldu. Müzenin girişinde Marc Chagall‘ın ‘ Çicek içinde uyan 1972 ‘ şahane eseri bizi karşılıyor. Her şehrin butik müzeleri vardır. Benim için Albertina Müzesine tam da bu butik müze kategorisine giren müzelerden biri oldu. 

Albertina  Müzesi

Albertina  Müzesi’nin Tarihi ve Koleksiyonlar
Albertina Müzesi, 17. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş. 1745 yılında Avusturya-Macaristan İmparatoriçesi Maria Theresia’nın müsaadesiyle Emanuel Teles de Kont Sylva-Tarouca tarafından kişisel konutu olması amacıyla yeniden düzenlenmiş ve daha sonra yapı “Taroucca Sarayı” olarak adlandırılmış. Saray daha sonra el değiştirerek Habsburg Hollanda’sı valiliğine getirilen Saxen-Teschen Dükü Albert’in sarayı olmuş ve bu tarihten itibaren günümüze değin “Albertina Sarayı” olarak anılmaya başlamış. Albertina Müzesi, asil neo-klasik Viyana sarayı, 1919’da Avusturya Cumhuriyeti tarafından Habsburg hanedanından devralınmış Albertina Grafik Sanatı Koleksiyonu adını almış. Müzenin sanat eserlerin’de , Monet, Degas ve Picasso’nun yanı sıra bir çok önemli ressamın eserlerini barındırıyor. Albertina’nın ismi, İmparatoriçe Maria Theresa’nın oğullarından biri olan Kont Albert von Sachsen-Teschen’den geliyor. Modern ve geleneksel müzelerden farklı olarak, Albertina’nın dış cephesi geleneksel tarz olarak karşımıza çıkıyor: Avusturyalı asi mimar Hans Hollein‘in kanat şeklindeki ‘trampolin’ rokoko sarayın terasının bir parçası. Belvedere ve Viyana Güzel Sanatlar Müzesi’nin büyüklüğüne kıyasla , Albertina Müzesinin sahip olduğu on ikiden fazla salonu ile neredeyse hepsinden özel gibi duruyor. 

Albertina  Müzesi

Dük Albert koleksiyonunu sergileyecek bir mekan yaratmak amacıyla 1801-1805 yılları arasında Flaman mimar Louis de Montoyer’e imparatorun özel bahçesi Burggarten’e bakan ek bir bölüm ve Ampir stilindeki meşhur “Habsburg daireleri”ni yaptırdı. 1822‘de Arşidük Karl Habsburg dairelerini yeniden düzenlenmesi için mimar Joseph Kornhausl’ı görevlendirdi. Mimar mekanı merkezde Musalar Salonu ve iki yanında büyük daireler olmak üzere üç bölüme ayırdı. Salon ismini meşhur klasik heykeltıraş Joseph Klieber‘in bu mekan için özel olarak yaptığı Apollo ve Dokuz Musalar heykelinden almaktadır. Bu salon 1919’a değin Habsburg Hanedanı tarafından balo ve yemek salonu olarak kullanılmıştır. Salon etrafına konuşlanmış daireler Avusturya’daki klasik mimari ve bezemenin en şaşaalı örnekleri olarak gösterilmektedir.

Claude Monet- The Water Lily Pond- 1917-1919

Albertina’da 19. ve 20. Yüzyıl Sanatı
Sanatseverlerin Albertina Müzesi’nde ortaklaşa yaptıkları ilk şey, 19. ve 20. yüzyıl sanat eserlerini görmek. Özellikle Claude Monet’in Lily Pond’undan, Pablo Picasso’nun Gitarlı Natürmort ile Gerhard Richter’in Soyut Resmi en dikkat çekenler arasında. Albertina Viyana’nın 200 yıllık sanat tarihini de yakından izliyor. Dolayısıyla, Abertina Uluslararası sanatı keşfetmek için doğru müzelerden bir tanesi. 

Albertina Müzesi

Grafik Cenneti
Avusturyalı çocuklar grafik çizimler yapmaya başlar başlamaz, Albertina’nın grafik kolleksiyonu hakkında bilgi sahibi oluyorlarmış. Size dünyanın en ünlü Tavşanların’dan biri olan ‘ Young Hare ‘ ile tanıştırayım. Albrecht Dürer’in bu eseri o kadar ünlü olmuş ki, 17. yüzyıldan  sonra zaman zaman kopyaları yapılmış. Bugün çocukların çizim yaparken çalıştıkları neredeyse tek eser olmuş.

Albrecht Dürer – Feldhase Hare – 1502

Albertina’nın geniş grafik koleksiyonu dünyaca ün salmış. Leonardo da Vinci, Michelangelo Buonarroti, Peter Paul Rubens, Albrecht Duerer, Paul Cezanne, Gustav Klimt, Egon Schiele, Pablo Picasso ve Andy Warhol’un eserlerini içeriyor. 

Albrecht Dürer-Prayig Hands- 1508

Albrecht Dürer ‘Dua Eden Eller’ resmi en önemli yapıtlarından. Albertina Müzesi’nin giriş katında bulunan salonlardan birinde sergileniyor. Bu eller ise, Albrecht Dürer´in kardeşi Albert’in elleri. Bu eserin hikayesi çok hüzünlü. İki kardeşten birinin diğerine ola fedakarlığını anlatıyor aslında . Albrecht Dürer,kardeşi Albert’in kendisi için gösterdiği feragati resmetmeye niyet etmiş ve Praying Hand’i kardeşine adamış. Kardeşinin maden ocağında çalışmaktan eğri büğrü olmuş parmaklarını ve kırış kırış avuçlarını bütün detaylarıyla çizmiş. Resimde Albert’in ince parmakları göğe doğru yönelmiş. Avuçların içi sanki gökten bir yağmur bekliyor muşçasına açık. Durer, bu çalışmasına basitçe “Eller” adını vermiş. Albrecht’in sanatçı olma isteği ve duası Albert’in de bir sanatçının en ünlü eserine model olma duası kabul edilmiş. Durer’in “Eller”i, böylece, “Dua Eden Eller” olarak anılmaya başlanmış.

Egon Schiele- 1913

Egon Schiele, Avusturya’nın en büyük ressamlarından biri. 1890 yılında doğdu maalesef çok genç yaşta öldü. Bu resim turuncu ceketli kendi portresi 1913 .

Edgr Degas – İki Dansçı

Mimari Koleksiyon
Çoğu zaman göz ardı edilen bir nokta, Albertina’nın mimari koleksiyonudur: Spesifik olarak, İmparatorluk Köşkü’nün Otto Wagner’in taslağını kesitte İmparatorluk Sarayı’nı keşfetmek için kullanın; Roma devlet binalarının eskizleri; Otto Wagner , Adolf Loos, Le Corbusier, Mies van der Rohe ve Alvaro Aalto ahşap mimari modelleri : Albertina Viyana’nın Mimari Koleksiyonu, sarayın kendisi gibi küçük ve zariftir.

Albertina Müzesi Mimari Kolleksiyonu

Albetina’da Picasso’nun 40 kalıcı çalışması bulunuyor. En dikkat çekenlerden birisi ise, Picasso, 1961/1962 yıllarında bir çok şapkalı kadın versiyonları çizmiş. Picasso, Woman In Hat, yani “Şapkalı Kadın” temalı 10 çalışma yapmış. Hepsi de birbirine benzemiş, aynı teknikle çizilmiş ve altına aynı tarih yazılmış. Bunlardan en meşhur olanı ise ‘ Girl with hat ‘ çalışması günümüzde Albertina Müzesin’de sergileniyor ve en dikkat çeken ve önemli çalışmalarından birisi.

Pablo Picasso – Girl with hat – 1962

Fotoğraf Koleksiyonu
Schönbrunn Sarayı ‘nın Gloriette 1850 yılında neye benziyordu? 1900’de Viyana’da Derby yarışları nasıldı? Habsburg İmparatorluğu’ndan fotoğrafları görmek heyecan vericidir, çünkü sizi resimlerden daha doğrudan bir şekilde bağlar. Impéial mahkeme fotoğrafçılığının ötesinde, eski Viyana şehir surlarının yıkımını, eski Habsburg taçlıklarının fotoğraflarını ve Avusturya dağlarının, dağcılarının ve kayakçılarının fotoğraflarını görebilirsiniz.

Albertina Müzesi

Albertina’nın Devlet Odaları 
Albertina Müzesi çoğu zaman, bir rokoko sarayını andırıyor adeta. Giriş katına indiğimizde bizi şahane tarzda döşenmiş devlet odaları karşıladı. Rococo Odası, İspanyol Dairesi, Resepsiyon Salonu ve Wedgwood Dolabı’ndan hepsi birbirinden güzellerdi. 

Wedgwood Kabine
Rococo Odası- Sarı oda

Yaklaşık 100 yıl boyunca, bugünkü müze binası Habsburg’un arşimet ve arşitlikleri’nin ikametgahı olarak hizmet vermiş. Bu döneme damgasını vuran, değerli duvar örtüleri, avizeler, şömineler ve sobalar, farklı marşlar ve zarif mobilyaları ile görkemini sürdürmeye devam ediyor.

Seyir salonu
Muses Salonu

Müzede 20 adet görkemli bir şekilde dekore edilmiş ve özenle restore edilmiş Habsburg Devlet odaları bulunuyor.

Vestibule
Albertina Müzesi Bahçesi

Albertina Müzesi çok butik bir müze, insanı başka bir dünyaya götürüp getiriyor resmen. Viyana gezinizde mutlaka planınıza dahil etmenizi öneririm. Peki müze’ye nasıl ulaşım sağlanıyor? Müze aslında çok merkezi bir yerde bulunuyor. Hemen Hofburg Sarayı’nın arkasında bulunuyor. Müzeye giriş ücreti 13 euro.

Albertina Müzesi Bahçesi

One Reply to “Albertina Müzesi Gezi Notları”

  1. Müze gezmeyi seven biri olarak yazınızı büyük bir keyifle okudum. Heşke bizim ülkemizde de bu kadar güzel müzeler olabilse.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir